ayvalık, ayvalik, AYVALIK, cunda, alibey, sezek, turizm, travel, seyahat, otel, hotel, kiralık, kiralik, araç, arac, otomobil, ucak, automobil, feribot, taksi, yat, atlasjet, onurair, sunexpress, thy, turk, turkiye, hava, yolu,yolları, yollari, setur, avis, agent, rent , a, car, vize, tur, pansiyon, tatil, köyü, koyu, ada, transfer, paket, pegasus, sarmısaklı, sarımsaklı, sarmisakli, sarimsakli, midilli, lesvos, lesbos, adası, altınoluk, altinoluk, asos, dikili, izmir, bergama, kuşadası, kusadasi, bodrum, foça, foca, marmaris, fethiye, antalya, canakkale, çanakkale, truva, dalaman, antakya, olimpos, olimpus, kas, kaş, kalkan, kemer, alanya, konyaaltı, konyaalti, çeşme, cesme, selçuk, selcuk, efes, gökova, gokova, side, belek, emlak
www.sezektravel.com +90-266-312 24 56 (Pbx) Tatil ve seyahatlerinizde Sezek Turizm Kuzey Egenin incisi Ayvalık ve bölgesinde sizlerin hizmetinde ...

Midilli (Lesvos) adası;

size özel ayrıcalıklı otel, feribot, kiralık araç ve tur hizmetlerimiz ile sizleri bekliyor....




MiDiLLi (LESVOS) GEZİ - TUR NOTLARI
Adanın başkentinden üç ana çıkış vardır :
a - Güney Çıkışı, havaalanına ve Yera Körfezi' nin güney doğu sahillerine doğru,
b - Kuzey Çıkışı, eski liman (Epano Skala ) ve sanayi bölgesinden geçen güzergâh, adanın kuzey doğu bölgesine doğru,
c - Batı Çıkışı, ana yoldan adanın diğer tüm kasabaları ve köylerine doğru bizi yönlendirmektedir. Ziyaretçinin yönlendirilmesi kolaydır çünkü, tüm güzergâhlarda yeterli trafik işaretleri bulunmaktadır.

Güney güzergâhı
Şehrin güney çıkışına doğru limandaki ana yolu takip ederek, neoklasik tarzda yapılmış villaların bulunduğu şirin Surada ve Aklidi semtlerini geçerek ve hep sahil yolunu takip ederek, ana kavşağın bulunduğu, zeytinliklerle dolu ve Theofilos ile Teriade Kütüphanesi-Modern Sanat Müzeleri' nin bulunduğu Varya bölgesine varıyoruz. Yokuş yukarı çıkarsak, karşımıza görkemli Arhangelos Gavriil ( Baş melek Cebrail ) Kilisesi' nin bulunduğu Kayani ya da Taksiyarhes kasabası çıkar. Yokuştan aşağı inersek, zeytinliklerin arasından geçen yol, bizi geleneksel Aya Marina ve Pligoni köylerine götürür. Havalimanına çıkan ana yola dönerek, sahil yolunu takip ederek, temiz plajların - yüzmek için ideal bir bölge - tadını çıkarabiliriz ve bölgede bulunan otel tesislerinde kalabiliriz. Midilli havaalanından sonra, deniz kenarında bulunan ve bir turizm merkezi olan Neapoli bölgesine ulaşıyoruz. Çam ağaçları ile dolu yola yaklaşık 4 km daha devam edersek, deniz kenarındaki Kratigos bölgesine, güneye doğru devam edersek de Vigla ve Haramida plajlarına varıyoruz. Bu güzergâhın 23. km.sinde Ayos Ermogenis' deki güzel plaja çıkıyoruz. Eğer güneye doğru devam edersek bir dağ köyü olan Lutra' ya varıyoruz. Oradan batıya doğru çıkan tali yola saparsak güzel Skala Lutron' a ya da Yera Körfezi' nin karşı sahillerine deniz yolu ile geçebileceğimiz balıkçı limanı Kunduridia' ya varıyoruz. Bu noktadan Lutron' un ana yolu, zeytinlikler arasından geçerek bizi Midilli şehrine geri götürür.

Kuzey doğu güzergâhı
Bu güzergâhımıza, kuzey limanı ( Epano Skala )' daki ana yoldan başlıyoruz. Bu turda, Midilli Kalesi' ni ve uzaktaki, “Kukos” ( Guguk kuşu ) adındaki eski dalgakıranı, Anadolulu Ana' nın heykelini görebiliriz. Güzergâhımıza deniz yolundan devam edersek ve yöredeki sanayi bölgesinden geçerek, şirin Panayuda' ya varıyoruz eğer deniz yolundan değil de batı yönüne giden yolu takip edersek, Morya köyüne çıkıyoruz ve oraya yakın mesafede bulunan Roma Su Kemeri' ni de ziyaret edebiliriz. Panayuda' ya geri dönerek, kuzeye doğru yolumuza devam ediyoruz. Batı tarafımızda dağ köyü Afalonas bulunur. Eğer kuzey yönüne doğru devam edersek, ana yolun üstündeki ve görkemli Aya Varvara kilisesinin bulunduğu Pamfila köyüne ulaşırız. Köyün daha doğusunda balıkçı limanı Skala Pamfilon bulunmaktadır. Devamında, içinde üç ana bölgesi bulunan Thermi bölgesine çıkıyoruz : Pirgi, Paralia ve Lutropoli Thermis ( Thermi kaplıcaları ) bölgeleri. Bu kaplıcaların tarihi, antik dönemlere dayanmaktadır. Aynı bölgede Panaya “Truloti” ( kubbeli ) Bizans kilisesi ve geçen 2 yüzyılın Midilli mimarisinin karakteristik örneklerinden olan kuleler bulunmaktadır. Batı yönüne doğru, - Thermi köyünün içinden geçerek - yokuş yukarı çıkan yolu takip edersek, şirin dağ köyleri olan Pigi ve Komi' ye çıkıp, yemyeşil zeytinliklerin arasından Ayos Rafail Kutsal Manastırı' na varıyoruz. Sahildeki ana yola geri dönerek, sol tarafımızda çamlarla kaplı Ayos Georgios bölgesini ve biraz ötesinde şahane bir plaj olan Petalidi' yi görüyoruz. Ana yolun devamında, Mistegna ve Skala Mistegnon ile Nees Kidonies ve Skala' sı bulunmaktadır. Yol sahile paralel olarak devam eder ve doğu yönüne doğru olan tali yol, önce Aspropotamos' un plajına, sonra da Ayos Stefanos Bizans kilisesinin ve karşısında Tokmakya adı verilen kayalıkların bulunduğu Ayos Stefanos' a ulaşıyor ki orada korunma altına alınmış olan “ Çukaladon ” ( çömlekçiler ) kasabası bulunmaktadır. Yolun devamında, 6,5 km. mesafede olan, sonraki durağımıza varıyoruz : dini duyguların ve geleneksel kültürün korunduğu Mantamados kasabası. Mantamados sakinleri için, çömlekçilik sanatının geçmişten günümüze kadar süregelen bir gelenek olduğu, sahil bölgelerindeki çömlek atölyelerinin sayısının çokluğundan anlaşılmaktadır. Kasabanın ortasında Ayos Vasilios kilisesi ( 1750 ) ve restore edilmiş eski bir zeytinyağ imalathanesinin çok güzel binasında yer alan Kültür Merkezi bulunmaktadır. Mantamados' un biraz dışında, Arhangelos Mihail Manastırı ve doğu yönünde yaklaşık 7 km. mesafede Langadas plajı bulunmaktadır. Mantamados' tan sonra yol, kuzeyde bulunan Kapi dağ köyüne doğru devam ediyor ve oradan tali bir yol, güzel Limani plajına çıkıyor. Batıya doğru devam edersek, Pelopi ve İpsilometopo dağ köylerine ulaşırken, ana yoldan da Klio köyüne gidebiliriz. Oradan Çonya plajına giden bir yol vardır. Yolumuza kuzey batıya doğru devam edersek, Sikamia köyüne varıyoruz. 2,5 km. mesafede, bir kayanın üzerinde inşa edilmiş Panaya Gorgona ( deniz kızı ) Kilisesi' nin bulunduğu şirin Skala Sikamias bulunur. Batıya doğru giden yol, bizi Lepetimnos ve Argenos dağ köylerine ulaştırır.

Güney - Merkez güzergâhı
Midilli Adası' nın güney ve merkezi bölgelerinin bulunduğu yörenin sınırları Yera Körfezi' nin batı sahillerinden, Kaloni Körfezi' nin doğusuna kadar uzanmaktadır. Güzergâhımızın başlangıcı yine Midilli şehridir, fakat bu sefer şehrin doğu çıkışını kullanacağız. Yol zeytinliklerle dolu bir bölgenin içinden uzanmakta ve yolun batısındaki ilk kavşaktan küçük bir köy olan Alifanda, deniz kenarında bir kasaba olan Pirgi ve Kedros' a ulaşmaktadır. Tekrar ana yola koyulduğumuzda, güzergâhımız Yera Körfezi' nin paralelinde devam etmektedir. Bu güzergâh boyunca zeytinliklerin yeşil ile denizin mavi rengi hakimdir. Yera Körfezi' nin bir özelliği vardır ki Ege Denizi' ne açılan ağzı çok dar olduğu için kıyılarında oluşan doğal ortama bir göl havası vermektedir. Özelliklerinden biri de, deniz kıyısındaki bir bölgede bulunan “ Therma Yeras ” ( Yera Kaplıcaları )' dır. Güzergâhımızın daha ötesinde ve batı yönünde, bölgenin ekonomik refah dönemi olan 18. ve 19. yüzyıllarda inşa edilmiş olan eski fabrika binaları ( zeytinyağı imalathaneleri, depolar) bulunmaktadır. Körfezin batı kıyılarına inerken, şirin köyler ve deniz kıyılarında bulunan kasabalarla karşılaşıyoruz : Dipi, Pigadakia, Kato Tritos, Mihu, Paleokipos, Plakados, Perama' da geleneksel Midilli mimarisinin tipik örnekleri olan güzel evler ve kiliseler ile çoğunluğu Bizans dönemine ait eski kalıntılar bulunmaktadır. Güzergâhımızın devamında, ana yol, Plakados' tan Papados' a uzanmakta ve biraz ötesinde Mesagros ve Skopelos karşımıza çıkmaktadır. Güneye doğru uzanan yol, bizi deniz kenarında bir bölge olan Tarti' ye çıkarıyor ama Plomari yönüne giden ana yol, bizi yamaçlardaki zeytinlikler arasında kurulmuş Trigona ve Playa köylerine götürüyor. Bundan sonra güzergâhımız, bir çam ormanından geçmektedir ve karşımıza çıkan ve güneye doğru yönelen tali yolu takip edersek, turumuzun bir durak - dinlenme yeri olacak, büyüleyici Ayos İsidoros plajına çıkacağız. Tekrar ana yola çıktığımız zaman, büyüleyici su kaynaklarının ve ağaçların zengin çeşitliliği ile baş döndürücü güzellikler arasından ilerleyen yoldan, batı yönünde, tüm sene boyunca doğal güzelliğe sahip olan ve geleneklerin sıkı sıkıya korunduğu, sürekli kültürel etkinliklerin düzenlendiği Plomari kasabasına ulaşıyoruz. Tipik cumbaları bulunan geleneksel evler, taş döşemeli yollar ve de Sabun İmalathanesi, Sanayi ve Deniz Müzeleri ile uzonun ilk defa üretildiği yer olarak kabul edilen kasabanın eşsiz Uzo Müzesi dikkate değerdir. Plomari' nin yaklaşık 10 km. yukarısında, Megalohori bulunmaktadır ve bölgenin aynı derecede ilginç olan bir başka yeri de dağdaki Paleohori' dir. Batıda bulunan Melinda plajı yüzmek için ideal bir mekandır. Paleohori' ye geri döndükten sonra, kuzey doğu yönüne devam eden yolumuz, Akrasi adında bir dağ köyüne varıyor. Orada da, güney yönünde küçük bir köy olan Drotas ve biraz daha güneyde olan Panaya Krifti plajına giden bir yol vardır. Akrasi' ye döndükten sonra yolumuza devam ediyoruz. Güney yönü üzerindeki kavşaktan sonra, Vatera' ya ulaşıncaya kadar, sırası ile Ampeliko, Stavros ve Kato Stavros köyleri karşımıza çıkacaktır. Vatera, Akdeniz' in en uzun (8-10 km uzunluğunda ) ve temiz plajlarından birine sahip olan deniz kenarında turistik bir yerdir. Vatera ana yolundan devam edersek, kuzey yönündeki Vrisa köyüne ulaşırız ve orada bulunan Doğa Tarihi ve Paleontolojik buluntular Koleksiyonu' nu ziyaret edebiliriz. Yolumuza, hep ana yolu takip ederek devam ettiğimiz zaman, Polihnitos kaplıcaları' nı ve biraz ötesinde de taş döşemeli yolları ve geleneksel evleri ile bu bölgenin önemli bir tatil yeri olan Polihnitos kasabasını görüyoruz. Kasabada Folklor ve Tarih Müzesi bulunmaktadır ve Orta Okul binasında çok önemli bir antik Yunan para koleksiyonu sergilenmektedir. Bu bölgede ( “Perivola” mevkiinde ), tarihöncesi döneme ait ev kalıntıları ve ( “Halakies” mevkiinde ) Bizans kilisesinin kalıntıları bulunmuştur. Kuzey batı yönünde 4 km. mesafede şirin limanı ve çok sayıda balık lokantalarının bulunduğu Skala Polihnitu vardır. Aynı yol batıya doğru bizi, deniz kıyısındaki Nifida bölgesine götürmektedir. Polihnitos' a dönünce ve doğu yönüne giden ana yolu takip edersek, Lisvori köyüne ulaşırız ya da tali bir yol, sırası ile karşımıza Lisvori kaplıcaları' nı ile bir balıkçı köyü olan Skamudi' yi ve bu bölgenin Tuzlalarını çıkarır. Lisvori' den başlar ve ana yola devam edersek, Vasilika köyüne varırız. Vasilika ile Polihnitos arasında, Damandriu Manastırı bulunmaktadır. Vasilika köyünden, kuzey batı yönüne giden ana yola devam edersek, Ahladeri bölgesine ulaşırız. Burası, doğal güzellikler ile dolu bir yerdir ve bu yörede M.Ö. 231 yılındaki depremden harap olmuş Pira antik şehri' nin kalıntıları, denizin içinde batık durumda bulunmaktadır. Tekrar ana yola dönünce ve doğu yönüne doğru yöneldiğimizde, Olimpos Dağı' nın yemyeşil yamaçlarından geçen yokuş bir yoldan Ayasos kasabasına varıyoruz. Panaya Vrefokratusa kutsal kilisesi' nin etrafında kurulan kasaba, adanın en şirin kasabalarından biri olup, halk sanatları ( seramik, tahta oymacılığı, dokumacılık ) burada uzun yıllardır bir gelenek olarak sürdürülmektedir. Burada Panaya kilisesi' nin avlusunda bulunan Bizans - Kilise Müzesi' ni, Folklor Müzesi' ni, “ Anagnostirio ” ( okuma salonu ) - sanat ve edebiyat aydınlarının bir araya geldikleri mekan - , kocaman çınar ağaçları ve su kaynakları ile Panaya Bahçesi' ni ve pek çok önemli kiliseyi ziyaret edebiliriz. Olimpos dağının yamaçlarından aşağıya doğru indiğimiz zaman, kocaman çınar ağaçları ve su pınarları ile serinletici mükemmel bir dinlenme yeri olan Karini mevkiine varırız. Güney doğu yönünde daha ötede bulunan kavşaktan yokuş yukarı giden yola saparsak, görkemli Taksiyarhis kilisesinin bulunduğu Asomatos dağ köyüne ulaşırız. Biraz daha aşağıda, Keramya, yemyeşil Ayii Anargiri mevkii ve İpios ile Sikunda köyleri Midilli Adası' nın güney ve merkez güzergâhını tamamlamaktadır.

Kuzey güzergâhı
Güzergâhımızın başlangıcı bu sefer de Midilli şehridir. Şehrin batı çıkışını kullanarak, ana yol üzerinde, yemyeşil ormanlık bir yamaçta kurulmuş Lambu Mili köyüne ulaşırız. Kaloni Körfezi' ne yaklaşınca, Eoller tarafından M.Ö. 3. yüzyılda inşa edilmiş ve Zeus-İra-Dionisos tanrılarına adanmış olan antik Mesa tapınağını görüyoruz. Orman bitince, manzara değişiyor : çamlar ile dolu yöre, doğu yönünde sonsuz bir zeytinliğe dönüşürken, batı tarafında ise Kaloni Bataklığı' nı oluşturan Kaloni Körfezi' nin sonsuz mavisi ile tuzlaların beyaz rengi hakimdir. Bu bölgenin tek kavşağına vardığımız zaman, doğu yönüne giden yol, bizi kökleri antik zamanlara dayanan gelenek ve göreneklerin hala sürdürülmekte olduğu Aya Paraskevi şirin kasabasına götürmektedir. Kasabanın taş döşemeli ana caddesinde, neoklasik mimarinin örnekleri olan, görkemli konaklar dikkatimizi çekerken, mimari açıdan Pamegiston Taksiyarhon kilisesi ve “Ekpedeftiria” (okullar) çok ilgi çekicidir. Kasabanın doğusunda şirin bir dağ köyü olan Napi ve antik Yunan ile ilk Hristiyanlık dönemine ait bulunmuş kalıntılar şunlardır : antik Klopedi tapınağı ( M.Ö. 8. yüzyılda inşa edilmiş - tanrı Apollon'a adanmış ) , “Yefiri tis Kremastis” (Kremasti Köprüsü, M.S. 1355 - 1432) ve “Paleohrıstiyaniki Halinadu” ( M.S. 550-600 yıllarında bir Manastır Kilisesi ). Bizi Aya Paraskevi köyüne getiren kavşağa dönünce, Arisvi kasabasına varıyoruz. Buraya kısa bir mesafede adanın en büyük kasabası olan Kaloni ve Midilli Adası' nın kuzey ve batı bölgesine götüren kavşak bulunmaktadır. Kaloni yöresi, Aristoteles zamanından günümüze kadar bir ticaret merkezi, çok kaliteli deniz mahsullerinin çıkartıldığı, hem bir tatil yeri, hem de doğa araştırmalarının yapıldığı bir yer olarak bilinmektedir. Bölgenin arkeolojik buluntuları kasabanın M.Ö. 1400 yılından Bizans ve Ortaçağ yıllarına kadar, bir refah dönemi yaşadığını gösterirken, Osmanlı döneminde Ortodoksluğun merkezi haline dönüşmüştür. Kaloni, adanın en büyük ovasında bulunup, yoğun ticari ve kültürel faaliyetler sürdürmektedir. 4 km. mesafede, şirin Ariyani, Keramiyo ve Papyana kasabalarını geçtikten sonra, bölgenin tatil yeri ve limanı olan Skala Kalonis' e ulaşırız. Kaloni' ye kuzey yönünde kısa mesafede, Panaya Mirsinyotisa Kutsal Manastırı bulunmaktadır. Kaloni' nin kuzey çıkışındaki yol - doğu yönünde 9 km. mesafede olan - Stipsi köyüne ve ondan sonra tali bir yol da bizi bir dağ köyü olan Lafiona' ya çıkartıyor. Kuzeye doğru devam ettiğimiz zaman - çam ağaçlarının içinden geçen bir yoldan - büyüleyici Petr a bölgesine ulaşırız. Tepesinde Panaya Glikofilusa ( 1742 )' nın inşa edildiği bir kayanın etrafındaki küçük ovada kurulan Petra, adanın önemli bir turistik yeridir. Varelcidena ( 1740 ) konağı ve 17. yüzyıla ait, bazilika tarzındaki Ayos Nikolaos kilisesi dikkate değerdir. Güney yönüne giden ana yol, Anaksos kumsalına çıkarken, güney batı yönüne giden tali bir yol, yemyeşil küçük Petri kasabasına çıkmaktadır. Petra ana yolunu takip ederek, kuzey yönünü tercih edersek, kayalık sahillerin yanından geçerek, adanın en çok turist çeken yerlerinden birisi olan Mithimna ya da Molivos' a varıyoruz. Tarihi varlığı, tarihöncesi döneme kadar dayanan Mithimna, Akdeniz' in en iyi korunmuş Ortaçağ kasabalarından birine sahiptir. Zirvesinde bir Ortaçağ Kalesi bulunan, kayalık bir tepenin yamaçlarında kurulmuştur. Burada eski taş evler, taş döşemeli yollar, Osmanlı döneminden çeşmeler ve dikkate değer konaklar ile karşılaşırken, Belediye binasında bulunan Belediye Kütüphanesi ile Arkeoloji Koleksiyonu, Belediye Galerisi ve kiliseler ziyaret etmeye değerdir. Kasabanın ucundaki şirin liman, buranın eşsiz manzarasını tamamlamaktadır. Ortaçağ kalesine giden yol, Eftalu plajına kadar devam etmektedir. Turistik tesislerin bulunduğu bu şahane sahilde, bölgenin kaplıca tesisleri de yer almaktadır. Son olarak, Mithimna' dan güney doğu yönüne giden başka bir yol, Lepetimnos dağının yemyeşil yamaçlarında kurulmuş olan dağ kasabası Vafyos' a çıkmaktadır.

Batı güzergâhı
Bu güzergâhın başlangıcı, Kaloni kavşağıdır. Manzaranın değişkenliği etkileyicidir : denizin mavisi ile zeytinliklerin yeşilinin yerini, kayaların bakır-kırmızı rengi ile çalıların kahve tonları alır. Adanın en kurak fakat aynı zamanda en heyecan verici güzergâhıdır. Bu sefer, Kaloni' nin kuzey çıkışını kullanarak, kuzey batı yönünde ilerliyoruz. Başlangıçta, bir dağ kasabası olan Dafya ve batı yönünde biraz daha yukarıda, önemli bir Kilise Sanatı Müzesi ve Jeoloji Müzesi bulunan Limonos Manastırı' na ulaşıyoruz. Bu kayalık bölgedeki yokuş yukarı yolumuza devam ederken, bölgenin ilk kasabası Filia' ya geliyoruz ve eğer yolumuza devam edersek karşımıza pek çok seçenek çıkacaktır : yol bizi, kuzey yönünde Filia' nın yukarısında Skutaro dağ köyüne, güney yönünde Anemotia dağ köyüne götürecektir. Oradaki yol Skalohori' ye doğru devam ederken, batı yönüne, yani denize doğru giden yol Kalo Limani mevkiine varır. Güzergâhımıza, ana yoldan devam edersek - güney yönünde bulunan Pterounda, Hidira ve Revma dağ köylerine küçük bir yol ile bağlanan - Vatusa dağ köyünden geçtikten sonra, batı yönünde bulunan Perivolis Manastırı' ndan sonra Andisa' ya varırız. Burası adada kurulan ilk Eol kolonisi olup, antik şehrin kalıntıları bugünkü kasabanın kuzeyinde ve deniz kenarındadır. Çağdaş Andisa, geleneksel küçük köy evleri ve taş döşemeli sokaklarla doludur. Önemli bir halk sanat eserleri koleksiyonuna sahip olan Kültür Merkezi dikkate değerdir. Kuzey yönünde yakın mesafede bulunan kıyı bölgeleri, - kumsalı olan küçük bir balıkçı köyü - Gavathas ve biraz daha doğu tarafında deniz kıyısında bulunan Lapsarna' dır. Andisa' nın çıkışındaki yol ikiye ayrılmaktadır ; kuzey batı yönüne giden yol Sigri' ye varırken, güney yönüne doğru olan yol da Eresos bölgesine gitmektedir. Sigri' ye giden yolu takip edersek, Ordimnos dağının zirvesinde inşa edilmiş İpsilo Manastırı' nı görürüz. Devamında, Andisa-Sigri yolunun tam ortasında bir yerde, doğu yönüne giden bir başka yol, - doğa'nın en eski eserlerinden olan ve 15-20 milyon yıllık geçmişi ile tüm dünyanın bir ilgi odağı olan - Fosilleşmiş Orman' a varmaktadır. Yolun sonunda, Fosilleşmiş Ormanın bakımı, korunması, bilimsel araştırma ve incelemeler yapılması amacı ile kurulan Doğa Tarihi-Fosilleşmiş Orman Müzesi' nin de bulunduğu, şirin Sigri kasabası bulunmaktadır. Kasabanın batı ucunda çok iyi korunmuş Kale ve Bizans ile Ortaçağ dönemlerine ait başka kalıntılar da bulunmaktadır. Kara ile arasındaki bölgede, denizaltında çok sayıda fosillerin bulunduğu Nisiopi adacığı dikkate değerdir. Son yıllarda, Sigri' de, haftada bir seferle Rafina limanı ile bağlantısı olan ticari bir liman yapılmıştır. Tekrar ana kavşağa dönünce, bu sefer neredeyse hiç bitkisi olmayan çıplak kayalık tepecikleri arasından geçen ve güney yönüne giden yolu tercih ediyoruz. Başlangıçta, Pithari Manastırı ile, yokuş aşağı giden yolun devamında da Eresos ile karşılaşıyoruz. Kökleri antik zamanlara dayanan bu kasaba, antik şair Sapfo' nun ve Theofrastos' un doğum yerleridir. 3 km. güneyinde kavak, çınar ve incir ağaçları ile dolu, yemyeşil bir yol, bizi adanın önemli bir tatil beldesi olan Skala Eresu' ya getirir. Skala' nın kuzey doğusunda Eresos antik şehrinin kalıntıları “Ksokastro” mevkiinde bulunmaktadır : antik tapınaklar, agora, yönetim binaları, tiyatro ve surların kalıntıları vardır. Vigla mevkiinde bir Venedik ve bir Osmanlı kulesinin ve İlk Hristiyanlık dönemine ( M.S. 5. yüzyıl ) ait bazilikaların kalıntıları da bulunmaktadır. Oraya yakın, antik yıllardan Osmanlı dönemine kadar olan bir periyoda ait en önemli buluntuların sergilendiği, Arkeoloji Müzesi bulunmaktadır. Skala Eresu' dan doğu yönüne doğru giden yol, Mesotopos' a çıkarken, güney yönüne giden tali bir yol ise, Tavari koyuna varmaktadır. Bu bölgenin diğer kıyı mevkileri - ki buralar yüzmek ve dinlenmek için idealdir - Hrusos ve Podaras mevkileridir. Mesotopos' a dönünce, doğu yönüne doğru yolumuza devam edersek, bir dağ köyü olan Agra' ya ulaşırız ve oradaki güney yönüne giden yol, bizi deniz kıyısındaki Makara ve Apothika mevkilerine götürür. Buradaki bazı yapıların kalıntıları, bu bölgede antik zamanlardan bu yana ikamet edilmekte olduğunu ve refah içinde yaşanıldığını göstermektedir. Güzergahımız denize paralel olarak devam ediyor ve manzara yavaş yavaş zengin bitki örtüsüne ve denizin büyüleyici güzelliğine dönüşmektedir. Güzergahımızın doğusunda, yemyeşil Parakila köyünden geçtikten sonra, denize ulaşan yol, Skala Parakilon' a varmaktadır. Bu noktadan güney doğu yönüne doğru gidersek, Skala Kalonis' e varırız.

HIZLI MENÜ

AYVALIK - CUNDA

TANITIM

Mutluluğunuz
Mutluluğumuzdur !

ÇÖZÜM ORTAĞIMIZ

www.sezektravel.com © 2006 SEZEK TURiZM A.Ş. (Kuruluş 1993)
ayvalık, ayvalik, AYVALIK, cunda, alibey, sezek, turizm, travel, seyahat, otel, hotel, kiralık, kiralik, araç, arac, otomobil, ucak, automobil, feribot, taksi, yat, atlasjet, onurair, sunexpress, thy, turk, turkiye, hava, yolu,yolları, yollari, setur, avis, agent, rent , a, car, vize, tur, pansiyon, tatil, köyü, koyu, ada, transfer, paket, pegasus, sarmısaklı, sarımsaklı, sarmisakli, sarimsakli, midilli, lesvos, lesbos, adası, altınoluk, altinoluk, asos, dikili, izmir, bergama, kuşadası, kusadasi, bodrum, foça, foca, marmaris, fethiye, antalya, canakkale, çanakkale, truva, dalaman, antakya, olimpos, olimpus, kas, kaş, kalkan, kemer, alanya, konyaaltı, konyaalti, çeşme, cesme, selçuk, selcuk, efes, gökova, gokova, side, belek, emlak